35. Panik atağın ilacı!

35. Panik atağın ilacı!

Giriş Saati:15.07.2011 11:19

Güncelleme:15.07.2011 14:08

Artık ruhum, bedenim ve zihnim bana zarar verecek her şeyi reddediyor…

Merhaba arkadaşlar! Yaşam koçu Hakan Arabacıoğlu ile kişisel gelişim yolculuğum devam ediyor. Bu serüvende bizi takip eden arkadaşlardan Özlem Sarıdoğan, panik atakla ilgili yaşadığım değişimle ilgili ayrıntılı bilgi istemiş. Seve seve veririm. Çok yaygın yaşandığını ve çok miktarda ilaç kullanıldığını biliyorum. Herkesin benim gibi ilaçtan kurtulabileceğine de eminim.

2007 yılının sonbaharında panik atakla tanıştım.Tabii o zaman teşhisin panik atak olduğunu bilmiyordum. Nabzım hızlandı, başım döndü, midem bulandı ve soğuk terler dökmeye başladım. Hemen Moda'daki doktorumuzu çagirdik, ayrıntılı olarak muayene etti, bir şey bulamadı. Galiba bir kerede otomobilde böyle bir şey yaşamıştım. Kısa bir süre sonra evde yalnızken, aynı şey oldu ancak bu kez başka bir şey eşlik ediyordu, Ölesiye korkuyordum hem de çıldırmaktan, evet akıl sağlığımı o an kaybetmekten korktum.

Kardeşimi aradım, komşumuzu çağırdım, sonra hastaneye gittim. Sakinleştirici bir iğne yapıldı ve panik ataklı arkadaşların bildiği ilaçlardan biri verildi. O dönem, işsiz kaldığım, ödemelerimi güçlükle yaptığım ve de benimle evlenmek isteyen adamın alkol müptelası çıktığı günlerdi. Herkes sıkıntılarımın beni bunalttığını düşündü. Tam bu dönemde babamı kaybettim. Bu beni daha da yaraladı. Artık evde yalnız kalamaz, yalnız dışarı çıkamaz, herhangi bir araca binemez olmuştum.

Neyse ki, aynı günlerde kardeşim ve 2 küçük yeğenim bana taşındı. Yalnızlıktan kalabalık aileye geçiş yaşadım. İlaçlarıma devam ettim. 2 yıl kullandım. İlaç kullanmanın sonu yoktu. Dozunu düşürerek, doktor kontrolünde ilacı bıraktım. Panik atak yaşayan arkadaşlar bilir, insan hep tetikte bekler acaba şimdi ne olacak, bana ne olacak diye… Bu soruları zihnimden uzaklaştırmaya gayret ettim, ama ne mümkün. Psikolog desteğinin yararlı olacağını düşündüm, gerçekten de faydalı oldu. Panik Atak Derneği ile irtibat kurdum. Kendimce tedbirler aldım.

Ancak bir gün hiç beklemediğim bir anda, Beşiktaş'ta bir arkadaşımla görüştükten sonra sokakta kendimi çok tedirgin hissettim ve vapura binemedim. Bu arkadaşım ne sevgili olabildiğimiz ne de arkadaş kalabildiğimiz biriydi. Onu her gördüğümde tedirginliğimin arttığını farkettim. Hemen ardından bayramda köprü trafiğini görünce, Avrupa yakasından Anadolu yakasına geçemedim. Yine hastane, yine çıldırma korkusu yine sakinleştirici ilaç…

İlaç almamaya kararlıydım. Bu konuda kendimi geliştirmeye karar verdim. Esra Banguoğlu'nun meditasyon videoları ile meditasyon öğrenmeye başladım. Özellikle panik atak için olan bir çalışma vardı. Her gün düzenli yapmaya başladım. Ardından bilgilenme harekatı başlattım. Kendimi takip ediyordum. Örneğin nabzım mı hızlandı, aile hekimine telefon açtım, sebeplerini sordum, veya bayılacak gibi mi oluyorum yine telefon… Panik atakla ilgili değil belirtilerle ilgili bilgi toplamaya devam ettim. Atakların 20 dakikayı geçmeyeceğini biliyordum. Sakinleşmek için balkona, bahçeye çıktım veya telefonla bir arkadaşımı aradım. Biliyorum öyle durumlarda sakin kalmak çok zordur ama mümkünmüş. Bilgi endişelerimi azaltmaya başladı.

Vapura bindiğim gün odağımı tamamen çevremdeki insanlara verdim. Hatta onlarla sohbet etmeye başladım. Her zaman en kötü ne olabilir sorusunu sordum kendime, bayılırsam hastaneye elbet biri götürürdü. Yardım istemeyi ögrendim. Örneğin kendimi kötü hissediyorum, yanınıza oturabilir miyim gibi. Ardından kendimi çok iyi takip etmeyi öğrendim. Farkındalıklarımı geliştirdim. Panik atak krizlerimin mutlu olmadığım adamlarla beraberken geldiğini gördüm. Sadece sevilmek üzerine olan tüm ilişkilerimi bitirdim.

Net kararlar aldım. Yalnızlığımla ve korkularımla barışacaktım. Kendimi dışsal etkenlere karşı takip altına almakla kalmadım, içeride neler hissettiğimi de anlamaya çalıştım. Yalnız kalmaktan korkuyordum, reddedilmekten korkuyordum, beğenilmemekten korkuyordum, sevgilimin benimle sıkılacağından korkuyordum. Anladım ki, panik atak, sadece bedenimin bana bir uyarısıydı. İçerde fırtınalar kopuyordu ve ben farkında bile değildim. Artık sağlıklı, keyifli, mutlu, enerjik, cesur olmayı seçtim. Kendi değerimin farkına vardım. Bu dünyada asla tek başımıza olmadığımızı kavradım. Hırs, rekabet, kıskançlık, dedikodu gibi bana zarar veren her şeyden ve herkesten uzaklaştım.

Üstelik bunları paylaşabileceğim kimse yoktu. Yaşam koçluğu kurumuyla o zaman tanıştım. Herşeyin bende başlayıp, ben de bittiğini, istediğim her şeyi kendimi hiç yıpratmadan elde edebileceğimi kavradım. Beğenilmek, sevilmek, onaylanmak üzere verdiğim tüm tavizlerden uzaklaştığım anda panik ataklarım bıçak gibi kesildi.

Zaman zaman endişelendiğim anlar oluyor elbette. Sıkıldığım anlarda endişelendiğimi farkettim. Sıkıldığım her neyse hemen değiştiriyorum, nefes alma tekniklerini ögrendim. Örneğin geçenlerde kuaförde bayılacağımı hissettim. Randevumu iptal edip, çıktım. Çıktığım anda düzeldim. Ruhum, bedenim, zihnim bana zarar verecek her şeyi reddediyor. İç sesimi dinliyorum, gayet mutluyum.

Ayşegül'ün yaşam serüvenine giden diğer yazılar için TIKLAYIN

Ayşegül kimdir?

Hakan Arabacıoğlu kimdir?

kalan karakter 1000

özlem özlem

ayşegül canım sen bu yazıyı 2011 de yazmışsın merak ettiğim bişey var panik ataktan tamamen kurtulabildin mi? şuan çok zor durumdayım peşimi bırakmıyor bu illet..aslında bunu içimde ben yaratıyorum farkındayım..bunun bi yolu varmı? kesin çözümü var mı? bazı siteler de panik atak için 1 günde son diyorlar bunlar doğru mu? sayfanla şuan yeni tanıştım ilk ilgimi çeken yazı da bu oldu..bana yardımcı olursan çok mutlu olurum..farkındalığı olan biriyim.ben de yaşadığım şehirde bir yaşam koçu buldum..ama yeni başladım 3.seanstayım..ama 3 seansta epeyce yol katettim.istekliyim eski beni taşımak istemiyorum.ama panik atak tüm enerjimi alıp götürüyor nasıl başedebilirim..belki seni burda bulmam da evrenin bana bi lütfu yardımların için şimdiden teşekkür ederim..seni gönülden destekliyorumm..

Aynı Görüşte misiniz?
evet5
hayır1
cevapla 13.08.2012 01:22
ebru ebru

mrb ben 18 yaşımdan beri panik atakla baş etmeye çalısıyorum bir müddet iyi oluyorum ama sonra yeniden başlıyor suan üniversitede eğitim görmekteyim şuan tatile girdik ve benim panik ataklarım arttı banada yardım edermisiniz ???:(

Aynı Görüşte misiniz?
evet7
hayır2
cevapla 14.01.2012 20:07

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan CAFE RUJ veya caferuj.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Günlük Burç Yorumları
Günün Şans Kartı
  • 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15
    1. GÜNÜN ŞANS KARTI Kafanızı kurcalayan sorular mı var? Bir kart çekin ve kendinizi Melekler’in şifalı enerjisine teslim edin… Onların vereceği cevap, size mutlaka yol gösterecektir…
    1. Önce dinlenmen lazım! Kendine fazla yükleniyorsun. Hayat kaçmıyor! Yeni bir adım atmadan önce, bedenini, zihnini, ruhunu dinlendir! Sana minnettar kalacaklar…
    2. Cömert ol! Sevgini, imkanlarını, varlığını başkalarıyla paylaş. Paylaştığın kadar sana geri dönecek. Elinde tuttuğunda, zamanla azaldığını göreceksin.
    3. Pişman olabilirsin! Bu adımı attın ama ileride pişman olabilirsin… Bundan bir ders çıkartmaya çalış. Derin bir nefes al, "Bu kararı neden verdim" diye kendine sor. Aklına gelen ilk cevap, doğra cevap olacak!
    4. Şimdi zamanı değil! Aceleyle hareket etme! Bu, daha detaylı düşünmeni gerektirecek bir mesele. Kararını vermeden önce bir gün bekle! Gün doğmadan neler doğar…
    5. Şu anda kal! Bir an öncesi için çok geç, bir an sonrası için çok erken. Elinde sadece "şu an" var. Geçmiş ya da gelecek seni esir aldığında, derin bir nefes al ve huzur bulana kadar tekrarla: "Andayım"…
    6. Pişman olmayacaksın! Aldığın kararın pişmanlığını yaşama! Şimdi öyle görünmese bile, ileride pişman olmayacaksın. Unutma, evren her şeyi senin iyiliğine göre ayarlıyor!
    7. Söylenenleri dinle! Kulaklarını eleştiriye tıkadığın zaman, aslında her şeye tıkıyorsun. Oysa aç kulaklarını, evrenin olağanüstü sesini dinle! Eleştiriler, canını acıtsa da; bil ki hiçbir söz manasız yere senin kulağına ulaşmıyor!
    8. Bunun için çaba göster! Masanın üzerinde duran bir şeyi almak için, ona doğru uzanmak zorundasın! Peki, evrenden istediğin şeyi almak için neden harekete geçmiyorsun?
    9. Eleştirilere aldırma! Herkes dilediğini söyleyebilir, kimsenin dudaklarına mühür vuramazsın. Bu konuda eleştirilere aldırma! Ama onları yine de dinle, belki alman gereken bir dersi kaçırıyorsundur?
    10. Cesur ol! Artık korkmak yok! Biliyorsun, denize atlamadan yüzmeyi öğrenemezsin. Kendini evrenin akışına teslim et; cesur bir şekilde kararlarının arkasında dur ve yol al!
    11. Yarım bırakma! Evren, tam ve bütün… Yaptığın işin sonuçlarını görmek istiyorsan, hiçbir şeyi yarım bırakma. Kuşkuya düştüğün an, Melekler'den yol göstermeleri için yardım iste.
    12. Sözcüklerini seç! Erdem, konuşmakta değil; öz sözcüklerle konuşmakta… Konuşmak için aldığın her nefesin ne kadar kıymetli olduğunu düşün! Kimsenin kalbini kırma, büyüklük taslama, alçakgönüllü ve sevgi dolu ol!
    13. Egonu terk et! Her şeyi bildiğini düşündüğün an, hayat seni öyle bir sınar ki, aslında hiçbir şeyi bilmediğini görürsün. Amaç, canını acıtmak değil… "Her zaman her şeye hazırlıklı olamayız"ı göstermek. Egonla değil, kalbinle ilerle!
    14. Anlamaya çalış! Başkasının başına gelenleri anlamaya çalış. Ama bunu yaparken, onun bedenine girme, kendi bedeninde kal! Onun başına gelenlerin sana ne anlatmaya çalıştığını ancak böyle anlayabilirsin.
    15. Bırakma zamanı! Boşuna üzülüyorsun! Üzülmen koşulları değiştirmeyecek. Bırak gitsin, elinde tutmaya çalıştıkça üzüntün artacak. Bıraktığın an, hafiflediğini göreceksin!
  • BİR MELEK KARTI SEÇİN

Video