Bacaklardaki morluklara dikkat!

Bacaklardaki morluklara dikkat!

Cafe Ruj

Giriş Saati:23.08.2012 14:13

Güncelleme:24.08.2012 08:56

Özellikle yaz aylarında sokakta daha fazla oynayan çocukların en önemli sorunlarından biri bacaklarında oluşan morluklar… Kimi zaman önemsenmese de bu morluklar ciddi hastalıkların ilk belirtisi olabiliyor. Bu nedenle morlukların şekline ve çıktığı yere özellikle dikkat etmek gerekiyor.

Çocukların bacaklarında oluşan morluklar zaman zaman aileleri endişeye sürükleyebiliyor. Şayet bir travma olmaksızın bacakta morluk oluşmuşsa bu durum gerçekten korkulması gereken bir kan hastalığının habercisi olabiliyor. Ayrıca travmanın şiddeti ve oluşan morluk derecesinin de orantılı olması gerekiyor. Ufak bir çarpma sonrasında büyük morlukların meydana gelmesi de tehlikeli. Ailelerin dikkat etmesi gereken bir diğer nokta da morluğun oluştuğu yer. Dizden aşağı morlukların yaramazlık, dizden yukarıda oluşan morlukların ise daha çok hastalık kaynaklı olduğunu belirten Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Hematolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Canpolat, anne babalara bu konuda önemli önerilerde bulunuyor.

Dizden aşağı morlukların nedeni darbeler

Çocuklarda dizden aşağı olan morluklar sıklıkla travma nedeniyle oluşuyor. Özellikle oyun ve okul çağı çocuklarında bu nedenle oluşan travmalar çok daha sık görülüyor. Ancak bu morlukların hepsi travma nedeniyle oluşmuyor. Bir travma olmaksızın kendiliğinden oluşan morluklar anne babaları mutlaka alarma geçirmeli. Çünkü ekimoz diye tabir edilen bu morluklar birçok kan hastalığının habercisi olabiliyor.

Darbenin şiddetiyle morluk derecesini karşılaştırın

Darbeye eşlik eden morluklarda bile morluğun darbenin şiddetiyle orantılı olmaması da kan hastalıklarını akla getirebiliyor. Bu nedenle özellikle oyun ve okul çağı diye tabir edilen 2- 12 yaş arasında çocukların vücutlarında oluşan morlukların dikkatle takip edilmesi gerekiyor.

Diz üstünde çıkan morlukları önemseyin

Altında kemik bulunmayan veya yumuşak doku katmanlarından zengin olan bölgelerde darbenin şiddeti görece daha az oluyor. Özellikle dizden yukarıdaki dokular darbenin hızını azaltma özelliği gösteriyor. Bu nedenle diz üstü bölgenin travmaya maruz kalması bacağa göre daha nadir. Tüm bu özelliklerden dolayı diz üstü morluklarda biraz daha şüpheci davranmak, hematolojik hastalıkları akılda tutmak gerekiyor. Kandaki pıhtılaşma sistemi ile görevli trombosit denen hücrelerin azlığı ile seyreden immun trombositopenik purpura (ITP), pıhtılaşma faktörlerindeki eksiklikleri kapsayan hemofililer, trombositlerdeki işlev bozuklukları ve ender olarak lösemi gibi birçok hastalık bu morluklara yol açabiliyor. Hatta bazen lösemilerde ilk bulgu trombosit düşüklüğüne bağlı gelişen bu morluklar olabiliyor.

Hastalık kaynaklı morlukların ilk oluşum yeri bacaklar

Öncelikle bacaklarda meydana gelen bu morlukların nedeni hastalıksa zaman içerisinde tüm vücuda yayılıyor. Ancak ilk oluşan morluklar sıklıkla travma bölgelerinde başlıyor. Bu nedenle ailelerin bu konuda dikkatli olmaları, gerektiği takdirde morluk sayıları ve boyutlarını takip etmeleri gerekiyor. Özellikle çok esmer çocuklarda oluşan morluklar zaman zaman gözden kaçabiliyor. Ailelerin bu durumu kesinlikle gözlemlemeleri gerekiyor.

Etiketler :

kalan karakter 1000

şeyma nuriye ince şeyma nuriye ince

galiba haklısınız.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 07.02.2014 15:19

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan CAFE RUJ veya caferuj.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Günlük Burç Yorumları
Günün Şans Kartı
  • 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15
    1. GÜNÜN ŞANS KARTI Kafanızı kurcalayan sorular mı var? Bir kart çekin ve kendinizi Melekler’in şifalı enerjisine teslim edin… Onların vereceği cevap, size mutlaka yol gösterecektir…
    1. Pişman olmayacaksın! Aldığın kararın pişmanlığını yaşama! Şimdi öyle görünmese bile, ileride pişman olmayacaksın. Unutma, evren her şeyi senin iyiliğine göre ayarlıyor!
    2. Eleştirilere aldırma! Herkes dilediğini söyleyebilir, kimsenin dudaklarına mühür vuramazsın. Bu konuda eleştirilere aldırma! Ama onları yine de dinle, belki alman gereken bir dersi kaçırıyorsundur?
    3. Yarım bırakma! Evren, tam ve bütün… Yaptığın işin sonuçlarını görmek istiyorsan, hiçbir şeyi yarım bırakma. Kuşkuya düştüğün an, Melekler'den yol göstermeleri için yardım iste.
    4. Şimdi zamanı değil! Aceleyle hareket etme! Bu, daha detaylı düşünmeni gerektirecek bir mesele. Kararını vermeden önce bir gün bekle! Gün doğmadan neler doğar…
    5. Cömert ol! Sevgini, imkanlarını, varlığını başkalarıyla paylaş. Paylaştığın kadar sana geri dönecek. Elinde tuttuğunda, zamanla azaldığını göreceksin.
    6. Pişman olabilirsin! Bu adımı attın ama ileride pişman olabilirsin… Bundan bir ders çıkartmaya çalış. Derin bir nefes al, "Bu kararı neden verdim" diye kendine sor. Aklına gelen ilk cevap, doğra cevap olacak!
    7. Sözcüklerini seç! Erdem, konuşmakta değil; öz sözcüklerle konuşmakta… Konuşmak için aldığın her nefesin ne kadar kıymetli olduğunu düşün! Kimsenin kalbini kırma, büyüklük taslama, alçakgönüllü ve sevgi dolu ol!
    8. Egonu terk et! Her şeyi bildiğini düşündüğün an, hayat seni öyle bir sınar ki, aslında hiçbir şeyi bilmediğini görürsün. Amaç, canını acıtmak değil… "Her zaman her şeye hazırlıklı olamayız"ı göstermek. Egonla değil, kalbinle ilerle!
    9. Bırakma zamanı! Boşuna üzülüyorsun! Üzülmen koşulları değiştirmeyecek. Bırak gitsin, elinde tutmaya çalıştıkça üzüntün artacak. Bıraktığın an, hafiflediğini göreceksin!
    10. Önce dinlenmen lazım! Kendine fazla yükleniyorsun. Hayat kaçmıyor! Yeni bir adım atmadan önce, bedenini, zihnini, ruhunu dinlendir! Sana minnettar kalacaklar…
    11. Cesur ol! Artık korkmak yok! Biliyorsun, denize atlamadan yüzmeyi öğrenemezsin. Kendini evrenin akışına teslim et; cesur bir şekilde kararlarının arkasında dur ve yol al!
    12. Şu anda kal! Bir an öncesi için çok geç, bir an sonrası için çok erken. Elinde sadece "şu an" var. Geçmiş ya da gelecek seni esir aldığında, derin bir nefes al ve huzur bulana kadar tekrarla: "Andayım"…
    13. Bunun için çaba göster! Masanın üzerinde duran bir şeyi almak için, ona doğru uzanmak zorundasın! Peki, evrenden istediğin şeyi almak için neden harekete geçmiyorsun?
    14. Anlamaya çalış! Başkasının başına gelenleri anlamaya çalış. Ama bunu yaparken, onun bedenine girme, kendi bedeninde kal! Onun başına gelenlerin sana ne anlatmaya çalıştığını ancak böyle anlayabilirsin.
    15. Söylenenleri dinle! Kulaklarını eleştiriye tıkadığın zaman, aslında her şeye tıkıyorsun. Oysa aç kulaklarını, evrenin olağanüstü sesini dinle! Eleştiriler, canını acıtsa da; bil ki hiçbir söz manasız yere senin kulağına ulaşmıyor!
  • BİR MELEK KARTI SEÇİN